Melik Ahmet Lisesi
  Çocuklarınızla Duvarlar Örmeyin
 
Çocuklarınızla Aranıza Duvarlar Yapmayın Köprüler Kurun!

Anne babaların çocuklarıyla kurdukları diyaloglar kimi zaman arızalı bir telefonla yapılan görüşmelere benzer. Sizin sesiniz ona gider ama cevap alamaz , bir şey duyamazsınız. Aslında telefonda arıza yoktur çoğu kez kullandığınız kelimeler hatalıdır , yaşadığınız bir iletişim problemidir. O halde;

İletişiminizi Engellemeyin

1. Emirler Yağdırmayın

"Sınavı kazanman için günde 400 tane soru çözeceksin.","Derslerinde başarılı olmak istiyorsan televizyonu kapat , çalışmaya başla". " Saçlarına şu jöleyi sürme diye kaç defa söyledim sana!"

Kurduğunuz bu cümleler çocuk üzerinde baskı yaratacağından ona yapması gerekenin, gereklilik değil, zorunluluk olduğu hissini verir. Çocuğunuz kendini sıkışmış hisseder ve ters tepkide bulunur. Bağımsız olmaya çalışan çocuğunuz üzerinde baskı yapmanız onu hırçınlaştırır ve isyan ettirir

2. Tehdit Etmeyin

"Matematik sınavından zayıf alırsan saklanacak delik ara" , "İyi bir okula giremezsen ben yapacağımı biliyorum.", "Odanı toplamazsan bugün dışarı çıkamazsın." Kendinizi onun yerine koyun. Sürekli birilerinin size sorumluluklarınızı tehditkar cümlelerle hatırlatması sizde ne gibi duyguların oluşmasına sebep olurdu? Ergenlik döneminde çocuklar kimlik oluşumu sürecine girerler ve kendilerine bağımsız bir bireye duyulan saygının duyulmasını isterler.Bu tip tehditkar cümleler çocuğunuza kendisine saygı duyulmadığı ve hala çocukmuş gibi davranıldığı hissini verir. Tehdit yapıcı bir tuttum olmadığı için sizi haklı olduğunuz zamanlarda bile haksız duruma düşürür ve çocuğunuzun öfkesini üzerinize çekmenize neden olur.

3. Sevginizi Karşılıksız Verin

"Bizim zamanımızda dershane olsaydı ben çok daha iyisini yapabilirdim", "Sana sunduğumuz imkanların değerini bil!" "Sana aldıklarımızın haddi hesabı yok, biz ailemizden bir şey istemeye korkardık."

Çocuğunuz böyle ifadelerle karşılaştığında sizin ona sunduklarınızı kendisine karşı kullandığınızı düşünür. Çocuğunuza onunla olan ilişkinizin bir alışveriş olmadığını, sevginizin karşılıksız olduğunu hissettirmelisiniz.

4. Çözümü Ona Bırakın

"Bence başarılı olmak için daha fazla test çözmelisin.", "Ders çalışırken televizyonu kapatmayı denesene". " Dolabını düzenlersen aradıklarını daha rahat bulabilirsin bence." Takındığınız bu tavrın neden yanlış olduğunu düşünebilirsiniz. Oysa böyle davranarak çocuğunuza verdiğiniz mesaj "sen aslında tek başına hiçbir şey düşünemez ve yapamazsın , o yüzden sana yapman gerekenleri nasıl yapacağını ben hatırlatıyorum" olur. Bu da çocuğunuzun özgüven duygusunu zedeler. Biliyorsunuz başarı için ilk şart çocuğun kendine duyduğu özgüvendir.

5. Siz Dememişmiydiniz...

"Bu kadar çalışmayla bu iş olmaz demiştim.", " Ödevine hiç özenmemiştin, zayıf alacağını söylemiştim". " Yanlış arkadaşlar seçiyorsun, böyle olacağını ben dememiş miydim?"

" Ben demiştim" , "söylemiştim" gibi ifadeler daha işin başından çocuğunuzun başarısız olacağına inandığınızı gösterir. Bu da çocuğunuzda kendine güvenilmediği hissini uyandırır. Çocuğunuz değersiz ve yetersiz olduğunu düşünür , kendine olan saygısını yitirir.

6. Aşırı Güven Vermeyin

"Biz senin bu sınavı kazanacağını biliyoruz", "Sen bu işin üstesinden gelirsin, sana inanıyoruz".

Genelde bu durumun çocuğa zarar vereceği hiç düşünülmez. Oysa çocuğunuz düşündüğünüzden daha duyarlıdır ve bu cümleler, sizin kendisini yönlendirme, isteğini yaptırma girişiminiz için kurnazlık olarak yorumlar. "Siz böyle söyleyince sanki ben daha çok mu çalışacağım?" diye düşünür. Övgü ise başkalarının yanında yapılıyorsa çocuğunuzu utandırır. Ayrıca aşırı övgü sonucunda çocuğunuz buna alışır ve sürekli övülmeye gereksinim duymaya başlar.

7.Bırakın Sorgulasın

"Sen televizyon karşısında ders çalıştığın için başarılı olamıyorsun", "Notlarının niye düşük olduğunu biliyorum, arkadaşlarınla çok zaman geçiriyorsun da ondan." , "Dikkatle dinlemediğin için beni anlamıyorsun."

Çocuğunuz kendi başarısızlık nedenini kendisi bulabilir. Ona bu fırsatı tanımazsanız onun konuşmasını ve kendi duygularını ifade etmesini engellemiş olursunuz. Unutmamanız gereken nokta , o sizden bağımsız bir bireydir ve siz onun hayatını yalnızca yönlendirebilirsiz.

8.Sorunları Yok Saymayın

"Bundan sonraki deneme sınavından çok daha yüksek puan alacağına eminim " "Bundan sonra biraz daha fazla çalışırsan bu sınavı kesin kazanacaksın" "Aman boş ver üzülme, hep kavga ediyorsunuz, nasıl olsa barışırsınız".

Eğer ortada gerçekten önemli bir sorun varsa sorunu çözmek yerine yok saymak, geçiştirmek, "üzülme bunlar geçer, nasıl olsa düzelir" gibi ifadeler çocuğunuzda önemsenmediği duygusunu yaratır. Sizin için sorun sayılmayacak bir durum onun için çok önemli olabilir.

9.Alternatifleri Olsun

"Bu sınavı kazanamadığın taktirde yapabileceğin başka ne var?", "Başarılı olmaktan başka çaren var mı?" Bu tip ifadeler çocuğa, sınavın onun için son şans olduğu ve hayatının dönüm noktası olduğunu düşündürür. Psikolojik danışmanımız , öğrencilerimize "LGS sizin için ne anlam ifade ediyor" konulu bir kompozisyon çalışması uyguladı. 8. sınıf öğrencilerinden birinin kompozisyonundaki şu satırlar dikkat çekiciydi: "kazanmak ya da kaybetmek işte bütün mesele bu." Sizin de kuracağınız böyle cümleler sınavı ölüm kalım savaşı haline getirir , bu da çocuğunuzda güvensizlik ve kaygı yaratır. Çocuğunuzun kaygısını yükseltmek ve kendine güvenini azaltmak istiyorsanız bu cümleleri kurun!

10.Dalga Geçmeyin

"Boş ver doktor olamazsan, çöpçü olursun", "bu sefer alamadık ama bir sonraki karnede söz, sana bisiklet alacağız." Böyle ifadeler, çocuğunuzda ailesinin onunla ilgilenmediği, duygularına saygı göstermediği, dikkate almadığı düşüncesini uyandırır.

Bütün bu hatalardan hareketle çocuğunuzla sağlıklı iletişim kurmak için aranızdaki duvarları yıkmalı, olaylara çocuğunuzun penceresinden bakabilmeli, onun duygu ve düşüncelerini anlayabilmek için onunla aranıza köprüler kurmalısınız.

11.Model Olun

*Çocuğunuzun sizden bağımsız bir varlık olduğunu kabul edin ve ona saygı duyun. Eğer siz çocuğunuza saygı gösterirseniz o da saygılı olmayı öğrenir ve aynı saygıyı size gösterebilir. Ama sigara içen birinin sigaranın zararları konusunda söyledikleri nasıl gerçekçi gelmiyorsa, saygısız davranan birinin saygılı olmayı öğretmeye çalışması da bir o kadar boştur. Çünkü bu dönemde çocuklar en çok yakınlarındakini model alarak öğrenir ve onun en yakınında siz varsınız. Bu nedenle ona öğüt vermek yerine 'model' olun. Mesela haksızlığa uğradığınıza inandığınız bir yerde hakkınızı arayış biçiminize çocuğunuzun tanık olmasını sağlayın. Ona kavga etmeden ve bağırmadan haksızlıklara karşı çıkmanın mümkün olduğunu gösterin. Böylece bir gün ona haksızlık ettiğinizi düşünürse hakkını kavga yoluyla değil , konuşarak arar.

12. Sabırla Dinleyin

Çocuğunuzun her yaşta anlattığını, sıkıntıdan patlasanız bile , söyleyeceklerini bilseniz de can kulağıyla dinleyin. Vaktiniz yoksa bunu ona söyleyin ve sonra dinleyin. Çocuğunuzun anlattıklarını dinlemiyorsanız, bir süre sonra onun da sizi dinlemediğini fark edersiniz. Onu yargılamadan dinlerseniz onun gerçek duygu ve problemlerini öğrenme şansınız olur.

 
 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=